Genel-İş Emek Araştırma (EMAR) Dairesi tarafından hazırlanan Kadın Emeği-2023 Raporu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde açıklandı.

Raporda, “Deprem bölgesindeki kadınların işsizlik oranı, ülke genelindeki kadınların işsizlik oranından yüksektir. 2021 yılında ülke genelinde kadın işsizlik oranı yüzde 14,7 iken deprem bölgesinde bu oran 2,1 puan fazla olarak yüzde 16,8’dir” ifadelerine yer verildi.

Rapora göre, dar tanımlı/resmi kadın işsiz sayısı 2022 Aralık ayında 1,7 milyon kişiye yükseldi. Aynı dönemde ise geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 29,5’e yükselerek 4 milyon 82 bin kişiyi buldu

Raporda, şu saptamalara yer verildi:

‘AFET BÖLGESİNDE KADIN İSTİHDAMI YÜZDE 25,6’

“Deprem öncesi dönemde Gaziantep, Adıyaman, Kilis, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye, Şanlıurfa ve Diyarbakır illerinde kadınların işgücüne ve istihdama katılımı oranları düşüktür. Bölgede işgücünün yüzde 73’ü (2 milyon 292 bin) erkeklerden, yüzde 26,7’si (837 bin) kadınlardan oluşmaktadır.

Toplam istihdamın; yüzde 74’ü olan 1 milyon 987 bini erkeklerden; yüzde 25,6’sı olan 695 bini ise kadınlardan oluşmaktadır. Deprem ile birlikte de kadın istihdamının çok ciddi bir şekilde düşeceği görülmektedir.

KADINLARIN YARISINDAN FAZLASI GÜVENCESİZ

Deprem bölgesindeki illerdeki kadınlar sosyal güvenceden yoksun. İstihdam edilen kadınların yarısından fazlası kayıt dışı çalıştırılıyor. Toplam kadın istihdamı içerisinde kadınların yüzde 52’si kayıt dışı çalıştırılmaktadır.

Bu da demek oluyor ki deprem bölgesinde çalışan her iki kadından biri 22 Şubat 2023 tarihinde açıklanan işsizlik ödeneği, kısa çalışma ödeneği gibi yardımlardan faydalanamayacak.

Deprem bölgesindeki kadınların işsizlik oranı, ülke genelindeki kadınların işsizlik oranından yüksektir. 2021 yılında ülke genelinde kadın işsizlik oranı yüzde 14,7 iken deprem bölgesinde bu oran 2,1 puan fazla olarak yüzde 16,8’dir.

Türkiye’deki toplam kadın işsizliği 2021 yılında 1,5 milyondur. Toplam kadın işsizliğinin yaklaşık yüzde 10’ununu (141 bin kadından fazlası) da deprem bölgesinde yaşayan kadın işsizler oluşturmaktadır.

İSTİHDAMDA CİNSİYET AÇIĞI YÜZDE 36,4

AB ve OECD ülke ortalamaları düzeyinde bir karşılaştırma yaptığımızda kadınların çalışma hayatına katılımı yıllar içerisinde artmadığı görülmektedir. OECD verilerine göre, Türkiye’de kadın istihdamı yüzde 34,3 iken erkek istihdamı yüzde 70,7’dir.

OECD ve AB üye ülkelerin ortalamalarına baktığımızda; kadın-erkek istihdam oranlarının birbirlerine yakın, dolayısıyla da istihdamda cinsiyet açığının daha düşük olduğunu görülmektedir.

OECD üye ülke ortalamasında kadın istihdamı yüzde 62,4, cinsiyet açığı yüzde 14,2; AB üye ülke ortalamasında yüzde 65, cinsiyet açığı yüzde 9,9 iken Türkiye’de bu oran ülke ortalamalarının yarısı kadar olup yüzde 34,3’tür. İstihdam da cinsiyet açığı ise yüzde 36,4’tür

2022’DE GENİŞ TANIMLI KADIN İŞSİZLİĞİ 4 MİLYONU AŞTI

Türkiye’de kadınların işsizlik oranları her geçen gün artmaktadır. OECD verilerine göre; Türkiye’de kadınların işsizlik oranı yüzde 12,7 ile AB ve OECD üye ülke ortalamalarının 2 katından fazladır. AB üye ülke ortalamalarında kadın işsizliği yüzde 6,4, OECD üye ülke ortalamasında ise yüzde 6,8’dir.

Son 5 yıllık döneme ayrıntılı olarak baktığımızda; dar tanımlı kadın işsizlik oranı yüzde 14 civarındayken geniş tanımlı kadın işsizlik oranının arttığını görmekteyiz. 2018 yılında dar tanımlı/resmi kadın işsiz sayısı 1,4 milyon kişi iken 2022 Aralık ayında 1,7 milyon kişiye yükselmiştir. Aynı dönemde ise geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 23,5’ten 6 puan artarak yüzde 29,5’e yükselerek 4 milyon 82 bin kişiyi bulmuştur.

9 MİLYON 663 BİN KADIN EV İŞLERİ YÜZÜNDEN ÇALIŞMA HAYATINA GİREMEDİ

Toplumsal açıdan kadınlara atfedilen ev işleri, temizlik, çocuk, yaşlı ve hasta bakımı gibi işler nedeniyle kadınların büyük bir kısmı çalışma hayatına katılamamaktadır.

2022 yılı 4. çeyrek verilerine göre 9 milyon 663 bin kadın ev işleri nedeniyle çalışma hayatına dâhil olamadığını belirtirken ev işleri nedeniyle çalışma hayatında yer alamadığını belirten erkek verisi bulunmamaktadır.

Benzer bir şekilde ailevi ve kişisel nedenlerle çalışma hayatına dâhil olamadığını belirten kadın sayısı 2 milyon 286 bin kişi iken erkek sayısı sadece 466 bin kişidir.

HER 10 KADINDAN 3’ÜNÜN SOSYAL GÜVENCESİ YOK

Toplam kadın istihdamının yüzde 32,5’i kayıt dışı ve güvencesiz çalıştırılmaktadır. 2022 yılı 4. çeyrek verilerine göre 10 milyon 298 bin kadın istihdamının 6 milyon 951 bini (yüzde 67,4’ü) kayıtlı, 3 milyon 347 bini ise (yüzde 32,5’i) kayıt dışı çalıştırılmaktadır. Yani her 10 kadından 3’ünün sosyal güvencesi yoktur.

ERKEKLER KADINLARDAN FAZLA KAZANIYOR

Dünya genelinde gelir eşitsizliği özellikle Covid-19 süreci ile başlayan derin ekonomik kriz ile birlikte daha da derinleşti ve istihdamda eşit değerde işe eşit ücret mücadelesini de zorlaştırdı. Küresel düzeyde kadınlar, erkeklere göre yaklaşık yüzde 20 daha az ücret alıyor.

Küresel düzeyde ciddi bir eşitsizlik söz konusu iken Türkiye’de de erkeklerin kadınlara göre yüzde 20,84 fazla kazandığı görülmektedir. Cinsiyete ve çalışma biçimlerine göre ücret farkını incelediğimizde; kadın ve erkekler arasındaki ücret farkının olduğu çalışma biçimi yevmiyeli çalışan kadın ve erkeklerdedir.

Yevmiyeli çalışan erkekler, yevmiyeli çalışan kadınlara göre yüzde 47,39 daha fazla kazanmaktadır. Ücretli maaşlı çalışanlarda ise bu fark yüzde 16’dır. Ücretli çalışan erkekler, kadınlara göre yüzde 16 daha fazla kazanmaktadır.

ÇALIŞAN KADIN YOKSUL SAYISI 882 BİN KİŞİ

Türkiye’de yoksulluktan en fazla kadınlar etkilenmektedir. Erkeklerde yoksulluk 8,5 milyon kişi ile yüzde 20,8; kadınlarda yoksulluk ise 9 milyon kişi ile yüzde 21,8’dir. Çalıştığı ve bir geliri olduğu halde yoksul olduğunu belirtenlerin cinsiyete göre durumunu incelediğimizde ise; erkek çalışanların, kadın çalışanlara göre daha yoksul olduğu görülmektedir. Çalışan erkek yoksul sayısı 2,8 milyon kişi ile yüzde 14,8 iken çalışan kadın yoksul sayısı 882 bin kişi ile yüzde 10,6’dır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir