Almanya‘nın Ankara Büyükelçisi Jürgen Schulz, “Büyük çoğunluk tarafından kabul edilen sağlam ve kanıta dayalı politikalar oluşturmak için bilgiye, düşünmeye, iletişime ihtiyacımız var.” dedi.

Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Temsilciliğince, Almanya’nın Ankara Büyükelçiliğinde Dünya Nüfus Gününe ilişkin bir etkinlik düzenlendi.

Afşin Yurdakul’un moderatörlüğünde düzenlenen etkinliğe, kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar, elçilikler, sivil toplum kuruluşları ve akademi dünyasından temsilciler katıldı.

Etkinliğin açılışında konuşan Schulz, kasımda dünya nüfusunun 8 milyara çıkacağını belirterek, 11 yılda dünya nüfusunun 1 milyar arttığını anımsattı.

Schulz, her bireyin eşsiz olduğunu, bireylerin tüm haklarını kullanabilmesi gerektiğini vurguladı.

Demografik eğilim tartışmalarında, nüfus patlaması yaşanırken doğum oranının düştüğü yönünde değerlendirmeler yapıldığını aktaran Schulz, demografik zorlukların bu şekilde abartılı şekilde resmedilmesinin halkın dikkatini çekmesi açısından iyi olduğunu dile getirdi.

Schulz, öte yandan gelecekteki daha iyi yaşam kalitesi üzerinde belirleyici etkisi olan politikalara abartılı değerlendirmelerle yön verilmemesi gerektiğini söyledi.

Demografik tartışmaların öncelikle bilime ve bilimsel kanıtlara dayalı yapılması gerektiğini vurgulayan Schulz, kurgusal değil gerçek olan gelişmelerin ve rakamların tartışılmasının önemini dile getirdi.

Schulz, politikalar oluştururken sayıları, istatistikleri ve bilimi dikkatle takip etmek gerektiğini ifade etti.

Bunları tartışırken büyük resmin görülmesi ve hepsinin birlikte ele alınması gerektiğini belirten Schulz, büyük resmin 2030 Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri olduğunu söyledi.

Schulz, gerçekçi olunması gerektiğini belirterek, “Büyük çoğunluk tarafından kabul edilen sağlam ve kanıta dayalı politikalar oluşturmak için bilgiye, düşünmeye, iletişime ihtiyacımız var.” dedi.

Demografik değişimin kalıcı bir ilerleme olduğunu aktaran Schulz, “Nüfuslar asla sabit değildir, hareket halindeler. Her yerde, birçok ülkede birçok demografik zorluk görebiliriz, ancak kelimenin tam anlamıyla demografik faktörler olarak belirtilen hiçbir senaryo geleceğimizi hep birlikte tehdit etmiyor.” değerlendirmesini yaptı.

“Odaklanmamız, saygı duymamız gereken şey o bireyin insan hakları”

UNFPA Türkiye Temsilcisi Hassan Mohtashami de dünya nüfusunun artışına ilişkin süreci paylaşarak, Almanya’nın UNFPA’ya katkı veren ülkeler arasında listenin en başında yer aldığını söyledi.

Mohtashami, “Buradaki söylem rakamlar üzerine odaklanmamalı. Söylemi rakamlar yönlendirmemeli. Toplamda kaç kişiyiz? Bunun ötesinde bir şeyden bahsediyoruz. Nitelikten bahsediyoruz.” diye konuştu.

Rakamlara odaklanmanın siyasi söylemleri beraberinde getirdiğine ve bunun da doğurganlık hızını düşürdüğüne dikkati çeken Mohtashami, “Dünya nüfusunun yüzde 60’ı daha düşük bir nüfus büyümesi ve doğurganlık oranıyla karşı karşıya.” ifadelerini kullandı.

Mohtashami, öte yandan çok yüksek bir nüfus artışı ve yüksek doğurganlık oranıyla karşı karşıya olan ülkelerin de olduğunu belirterek, “Bizim UNFPA olarak vermek istediğimiz mesaj şu. Nüfus politikasından bağımsız olarak o ülkede ister daha yüksek bir nüfus oranı talep edilsin, ister yüksek veya düşük nüfus oranı ya da doğurganlık talep edilsin, nihayetinde odaklanmamız, saygı duymamız gereken şey o bireyin insan hakları.” şeklinde konuştu.

Mohtashami, hükümetlerin kendi politikaları olduğunu, ancak bu politikaların hiçbirinin bireylerin hakkını ihlal etmemesi gerektiğini vurguladı.

UNFPA Türkiye İyi Niyet Elçisi oyuncu Hazal Kaya da etkinliğe canlı bağlantıyla katılarak bir konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından “Demografik dirençlilik” konusunda mini bir panel gerçekleştirildi.

AA / Muhammet Tarhan – Güncel
Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.