(Özel haber) 80 yıl önce üretilen yerli planör baştan yaşam buluyor
(Özel haber) 80 yıl önce üretilen yerli planör baştan yaşam buluyor

1938 yılında üretilen THK-4 planörüyle uçmayı öğrenerek havacılığa başlayan emekli pilotlar Yaşamsal Köklükaya (84) ve Ömer Faruk Özer (83) ise THK-4 planörünü ve Türk Hava Kurumu’nun (THK) THK-4 planörünü baştan üretmesine ilişkin düşüncelerini İHA muhabirine anlattı.

THK Ankara Havacılık Kulübü Başkanı Mustafa Çelik, Ankara Etimesgut’ta 1938 yılında imal edilen THK-4 planörünün her tarafta imal edileceğini açıkladı. 1938 yılında üretim edilen planörlerle uçuş eğitimi bölge ve havacılığa başlayan emekli pilotlar Hayati Köklükaya ve Ömer Faruk Özer, THK-4 planörünü ve Türk Hava Kurumu’nun (THK) THK-4 planörünü tekrar imal edecek olmasına ilişkin düşüncelerini paylaştı. Çelik, “THK, pilotaj eğitimlerinde 1930’lu yıllarda kendi yaptığı THK-1 ve THK-2 planörlerini kullanmış. 1940 yılında ise THK-3 ve THK-4 planörlerini kullanmış. Etimesgut ve Akköprü tesislerinde üretim üretilmiş. Biz hemen bu planörün yalnızca resimlerine ve müzemizdeki model heykelini görüyoruz. Planlarımızı bulduk, baht olursa benzer planörü bitmiş inşa edeceğiz” dedi.

2020’de uçacak

THK, Türk Hava Kurumu Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ile TAİ ve özel sektörden mühendislerin projeye yardım verdiğini dile getiren Çelik, “2020’de THK-4 planörümüzü Dünya Hava Oyunları’nın açılış seremonisinde uçurmayı planlıyoruz. Havacılık tarihi bitmiş canlanacak” biçiminde konuştu.

Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Zamanında biz bunu yapmışız, şu an ATAK helikopterini yapıyoruz, ANKA’ları yapıyoruz, bize kibir veriyor lakin vaktinde biz daha da büyük işler başarmışız. Tarihi süreçte havacılığımız sekteye uğramış. Biz, 1938 yılında, 1940 yılında yaptığımız planörümüzü her tarafta yaparak, dünyaya göstereceğiz.”

THK-4 planörünün planlarını Rusya’da bulduklarını belirten Çelik, “Mühendis arkadaşlarımız üç boyutlu çizimleri yapıyor. Birebir aynısı, zamanında kullanılan malzemelerin aynısı kullanılarak yapılacak. Proje önümüzdeki ay başlayacak. Bir yılda bitireceğiz lakin nihai hedefimiz, uçurma 2020 Dünya Hava oyunları” dedi. Çelik, planörün eğitim için kullanılmayacağını da açıkladı.

Türk Hava Kurumu’nun Havacılık Müzesi bahçesinde konuşan pilot Yaşamsal Köklükaya ise, “Eskişehir’de evimizin üzeri askeri uçakların eğitim alanı idi. Sesi duyuyordum, ne zaman oysa bahçeye çıktım, o vakit uçakları gördüm ve onlara aşık oldum. sonra modelciliğe başladım. Modelcilik yaptıktan sonradan da İnönü’de açılan kursa 1952 senesinde katılıp brövemi aldım. Uçuşta seviyeleri biraz üstün olan uçucuları ertesi yıl Tekamül kursuna çağırdılar. Tekamül kursunda planör uçuşlarımızı ilerlettik. Ondan bir yıl sonra da Türkkuşu’na muvaffak olanları motorlu uçuş kampına çağırdılar. Orada 30 birey kadar, motorlu uçuş brövesi aldık. sırası gelmişken da bizi Hollanda’ya yolladılar iki dost, orada da uçtuk planörle fakat paramızla uçtuk çünkü THK gibi, gençlere uçuculuğu bedava temin eden bir şey dünyada üzerine gelmemişti daha” dedi.

THK-4 planörünü de anlatan Köklükaya, şunları söyledi:

“O benim kendi tanımlamama göre ‘bir çocuğun birincil ayakta duruşu.’ ‘Tay tay’ deriz, o tay tay planörüdür. Onda kanadı sağ sola düşürmeden durmayı öğrenirsiniz Ondan daha sonra ağır ağır yürümeyi, sıçramayı uçmayı, sonradan dönüşleri, ondan sonradan da C tepesinden uçarak C brövesini alırsınız bu safalar geçirilir planörcülükte.”

Köklükaya, THK-4’ün yenilenmesine ilişkin olarak, “Bu, fevkalade bir şey” ifadesini kullandı.

Türkiye’de havacılığın çok öbür olduğunu dile getiren Köklükaya, gençlere, “Atamızın sözünü dinlesin; İstikbal göklerdedir” diyerek seslendi.

“Havacılık, yardımsever bir virüs gibi insanın kanına giriyor”

THK-4 ile eğitim alan sayılı pilotlardan biri olan Faruk Oktay Özer ise “Samsun’da ilkokul, ortaokul ve liseyi okudum. Samsun Lisesindeyken Edibe Hoca geldi. Havacılık bir yardımsever virüs gibi insanın kanına giriyor. O da bizim kanımıza soktu havacılığı. Bizi uçurdu, hoşumuza gitti. İnönü’yü anlattı bize, İnönü’deki planör kampını. Ondan daha sonra bizi İnönü kampına davet ettiler. Tren paramızı, yol harçlığımızı, her şeyimizi verdiler. İnönü’ye geldiğimiz süre, bizi bir hoca karşıladı. Okula götürdü. Orada olağanüstü bir mektep var. Okulda inanılmaz arkadaşlar tanıdık, dostlar edindik. bununla beraber, yemekler çok güzeldi. Yatakhaneler vardı, yüzme havuzu vardı. Bizi uçuşa başlattılar. Güya yavru kuşları anneleri yuvadan uçuşa hazırlar gibi bizi uçuşa hazırladılar. A, B, C brövelerini aldık. Fazla zevkli bir aşamaydı. Liseyi bitirince de Ankara’ya geldim, Türkkuşu’na geldim. Oradaki okula girdim. Okulda Havacı Albay Burhan Göksel başımızdaydı. Etimesgut havaalanının bir tarafı askeridir, bir tarafı da sivildir. Sivil tarafında Türkkuşu’ndaydık. Orada iki yıl kaldık, bize dersler verdiler” dedi.

Özer, sonra paraşütçülüğe başladığını kaydetti.

Özer, THK-4 planörüyle ilgili ise, “Biz, binerdik ve rüzgara aleyhinde kanatlarını yere değdirmemeye çalışırdık. Onu dengelerdik. Birincil uçtuğum, THK-4’tü. yavaş yavaş yükselttiler bizi. Bir, iki metre motorlu araçlar göre çekiliyorduk. Onlarla başladık” dedi.

Özer sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ilgi Çekici bir şey, THK-4’leri biz yapıyorduk. Yani, THK yapıyordu. İmalatını biz yapıyorduk. Şahane bir olay yan bu ve uçak yapmaya da başlamıştık. O dönemde uçaklarla deney uçuşları yapılıyordu ve atölyeler vardı, fabrika gibi çalışıyordu fakat maalesef sonra o atölyeler Makina Kimya’ya verildi ve uçak yapımı durduruldu. Planör yapımı da durduruldu. Türkiye için, ülke için büyük kayıp bu. O günden bu güne neler yapılırdı şayet de. Daha da geliştirilebilirdi. Deneyler yapılabilirdi. TAİ’de daha iyi uçakları hemen de yapıyoruz o da hoşuma gidiyor keza benim.”

Özer, planörle ilgili hislerini ise şu sözlerle açıkladı:

“Planörle uçarken planör ses yapmaz. Bir tek ıslık sesi duyarsınız, kanatların tellerindeki ıslık sesini duyarsınız. Kartal geçer mesela yanınızdan, size hayretle dönüp bakar. Fantastik bir haz o yan.”

“THK-4’ler gençleri yetiştirmede mükemmel bir vasıta”

Özer, THK-4’ün her tarafta yapımına ilişkin ise “Olağanüstü bir durum. THK 4’ler gençleri yetiştirmede çok iyi bir vasıta. Söylediğim o yardımsever virüsü gençlerin kanına verecek” dedi.

Gençlere de seslenen Özer, “Türkiye’nin genç havacılara ihtiyacı var. Tehlikesiz de. Ben yolda bu arada daha güvensiz hissediyorum fakat havadayken daha güvenlisiniz. O bakımdan da korkmasınlar. Hocalar zaten özellikle gençlerin üzerine titriyorlar. Havacılık iyi bir şey. Yetişsinler, gitsinler. İyi bir meşgale, iyi bir meslek bununla beraber, İyi bir coşku” ifadesini kullandı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here