Aşkına karşılık bulamayanlar ya da kendisini aşık olmaya layık görmeyenlerin kişilikleri analiz edildiğinde sonuç olarak genelde kendisine özgüveni olmayan ve hep yetersiz hisseden kişiler olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu gibi durumlarda kendisini çaresiz hisseden kişiler aşk duası arayışına giriyorlar. Sorunu kendisinde aramak yerine kısa yoldan dua ile sorunlarına çözüm arama yoluna giriyorlar.

Halbuki kişisel gelişim uzmanları ve psikologlar bu tarz durumlarda kişinin kendisine saygı duymayacak hareketlerde bulunmasının ilerde daha büyük psikolojik travmalara neden olabileceğini ifade ediyorlar. Örneğin sevdiği kişiyi başkasıyla gören ya da evli olduğunu öğrenen bir kişi çözümü ayırma duası arayarak bulabileceğini düşünmekte ve insanların hayatlarına müdahale etme hakkının olduğunu düşünmeye kendisini sevk etmektedir. Oysa bir güler yüze aldanıp hemen aşık olan kişiler, güler yüzden başka birşey görmemesine rağmen karşısındakinin bütün hayatını, ilişkisini mahvetme yetkisinin kendisinde olduğunu düşünebilecek duruma gelmektedir.

Bir kişinin kendinize ilgi duymasını sağlamak, sevmek ya da aşık olmasını sağlamak için öncelikle onun nelere ilgi duyduğunu, nelerden hoşlandığını öğrenmelisiniz. Ortak yönleriniz var mı, ortak zevkleriniz var mı bunları araştırmalı isterseniz yine sevgi duası ederek de kendinizi manevi olarak da huzurda hissedebilirsiniz. Aksi durumda bunların hiç birini bilmeden bir ilişkiye başladığınızda sonunuz hüsran olabilir ve daha büyük mutsuzluk, daha büyük psikolojik yıkımla hayatınıza devam etmek zorunda kalabileceğinizi unutmamalısınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.