Türkiye gayrimenkul sektörü, Covid19 sırasında da dikkat çeken en iyi yatırım seçeneklerinden birisi oldu. Türkiye, eğer yurt dışındaki trendlere göre de değişikliklere uyum sağlarsa gayrimenkul sektöründe cazibe merkezi olmaya devam edecek. Türkiye’nin atılacak doğru adımlarla çok daha uzun bir süre gayrimenkul sektöründe cazibe merkezi olmaya devam edeceği vurgulanıyor.

Özellikle Covid-19 ile tarım ve kırsal alanlardaki konutlarda ciddi bir talep oluştu. Kırsalda yaşamak organik ve sağlıklı beslenme bunu kendiliğinden geliştirdi ve bu talebin beklenen bir talep olduğunu söyledi. Örneğin, İzmir satılık daire seçenekleri arasında şehir merkezinden uzak, köylerdeki konutların, arsaların talepleri arttı. İnsanlar daha çok bahçeli müstakil alanlarda yaşamak ve evlerinde böyle bir alternatifin olmasını istemeye başladı. Yaylalar ve doğa ile iç içe alanlar da ciddi talep görüyor. Hatta bu tarz bölgelerde kiralık villa talepleri de artmaya başladı.

Sürdürülebilirlik hakkında çok fazla projeler duymaya başladık. Son yıllarda sürdürülebilir, ekolojik, yeşil ve çevre dostu evler olarak adlandırılan doğayla uyumlu yapılar, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de inşaat sektöründe ön plana çıktı. Bu akıllı binalar aslında bize gelecekle ilgili önemli ipuçları içeriyor.

Özellikle Covid-19 salgını süreciyle birlikte tüketicilerin satın alma davranışlarının değişmesi, doğa ile iç içe ve şehrin kalabalığından uzak evlere olan talebi artırdı.

Bu kapsamda İstanbul önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapacak. İnşaat sektörünün yeni trendi doğa ile iç içe çevre dostu evler, PREMO 22 – Prefabrik Modüler, Mobil Ev ve Yeşil Yapı Sistemleri Fuarı ile ilk kez tanıtılacak. 3-5 Şubat 2022 tarihlerinde İstanbul Fuar merkezinde prefabrik, modüler, yeşil ve mobil yapılar sektörünün önde gelen uluslararası etkinliği olarak başlangıç yapmaya ve sektör profesyonellerini ağırlamaya hazırlanıyor.

Avrupa, Afrika, Balkan ve Ortadoğu Ülkeleri, Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Türki Cumhuriyetler ve dünyanın birçok ülkesinden gelen insanlar hem ekonomiye hem de gayrimenkul sektörüne önemli katkılarda bulunacak.

Avrupa Birliği’ndeki ülkelerde hayata geçirilecek tüm binalar bu tarzda inşa edilmesi için anlaşmalar yapılıyor. Birçok ülkede yeni yapılan kamu binalarında tükettiğini kadar enerji üretmesi bir zorunluluk haline gelmeye başladı.

Türkiye’de bu durum henüz gelişme aşamasında ancak bu yapıların sayısı her geçen gün artıyor. Bu projelerde güneş enerjisi kullanılmakta, yağmur suları arıtılmakta, hafriyatta oluşan atıklar dönüştürülmekte, karbon tüketimi azaltılmakta, enerji tasarrufu sağlanmaktadır. İstanbul satılık dairelerinde de artık bu tarz ekolojik ve çevre dostu özellikleri olanlar ön planda olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir