Şehirde yaşam belirtilerini M.Ö 1390 yıllarına kadar uzanmakta olup çeşitli uygarlıkların da sohbet mekânı olduğunu görebilmekteyiz. İl zamanında birçok kavim ve devlet tarafından istila edilerek yapıların da zarar görmesine neden olmuştur. Yaşamış olan uygarlıkların içinde Frigler, Lidyalılar, persliler, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlı devleti yer almaktadır. Şehrin Osmanlı devleti himayesine geçmesi de 1323 yılında Orhan Gazi komutasın da olan Konuralp Bey’in Bizanslılar ile yaptığı savaş neticesin de ele geçirilerek kazanılmıştır. Şehir de Konuralp beldesin de yer alan antik kent tarihi M.Ö 3 yüzyıla kadar masaj salonu uzanan bir tarihi de kalıntıları ile gözler önüne sermektedir. Şehir de Karadeniz bölgesine ait olan yer şekillerini görmek mümkündür ve dağlar Karadeniz kıyısına paralel olarak uzanmaktadır. Düzce ovasının merkez de yer alması ve etrafının dağlar ile çevrili olması da iklimsel değerlerini belirlemektedir. Şehrin önemli gezilecek yerlerinin içinde yer alan Konuralp müzesi içinde 3 teşhir salonu, 1 laboratuvar, 2 depo, 1 konferans salonu ve idari kısım yer alır. Müze içinde görülmeye değer 6.124 adet eser yer almaktadır. Tabak deresi üzerin de yer alan mermer köprü Akçakoca yolu Çilimli yolu ayrımında yer alır. 10 metrelik olan üç kemerli hikaye mermer köprü sıra dışı bir yapım tekniği ile hiç harç kullanılmadan yapılmıştır. Kısa zaman önce tahrip olmuş olan köprünün nasıl bu hale geldiği bilinmese de kalan kısımları görenleri hayrete düşürmektedir. Roma çağlarından kalan surlar Osmanlı devletine karşı savunma amaçlı yapılan ve görsel değeri usta mimari işçilikleri ile görülesi yerlerinden biri olarak gösterilmektedir. Şehir de hem gezme açısından zengin tahini eserlerin görülmesi hem de Karadeniz Mutfağının özel tatları deneyimlemek de mümkün olabilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir