|
SON DAKİKA
Nevzat Tandoğan Meydanı'nın İsmi Değişti
Survivor Adasından Kim Elendi? 14…
Survivor Adasında Dokunulmaz Oyununu Kim…
İşte Hükümetin Memur Zammı Teklifi
Sanatçıların kendilerine has tavırları olabilirÖdüle layık görülen şair Sezai Karakoç, ödül törenine katılmadı
Gül, fikir ve dünya görüşünü şekillendirdiğini söylediği Karakoç için Sanatçıların kendilerine has tavırları olabilir dediCumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülleri, çankaya Köşkünde düzenlenen törenle sahiplerine verildi. Gül çiftinin ev sahipliğini yaptığı Köşkteki ödül törenine başbakan yardımcıları Bülent Arınç, Beşir Atalay, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, bazı milletvekilleri, Ankara Valisi Alaaddin Yüksel, iş adamları, medya temsilcileri ve kültür sanat dünyasından davetliler katıldı. BDPliler Hasip Kaplan ve Sırrı Süreyya Önderin de törene katılmaları dikkat çekti. Şükran nişanesi Cumhurbaşkanı, törende yaptığı konuşmada, sanat, kültür ve fikir dünyasının çok ayrı bir alan olduğunu belirterek, birçok konuda başarılı olunabileceğini ancak bu alanların biraz daha ayrı bir kabiliyetle, Allah vergisi ile ilgili olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı olduğunda yaptığı ilk konuşmayı hatırlatan Gül, sanat, kültür, bilim alanındaki faaliyetleri daima koruyacağını ve himayesine alacağını söylediğini belirtti. Bana katkı veren kişi Edebiyat dalında ödüle layık görülen şair Sezai Karakoçun, büyük bir şair ve büyük bir düşünce insanı olduğunu söyleyen Gül, Lisedeki öğrencilik yıllarımdan bu yana sadece ezberlediğim şiirleri değil, fikir ve dünya görüşümün oluşmasında da en büyük katkıları olan kişilerden birisidir diye konuştu. Hat sanatçısı Hasan Çelebinin, hat sanatını büyük kitlelere yaymaya önderlik ettiğini söyleyen Gül, Hasan Çelebinin, sadece Türkiyeden değil, ABDden Çine, Afrikadan Rusyaya kadar her alanda öğrencilerinin bulunduğunu anlattı. Ödül alan Doğan Hızlana da seslenen Gül, Edebiyatın profesörü diyorlardı size. Ne kadar çok kültür faaliyetlerini detaylarına kadar takip ettiğinizi ve onları eleştirerek aslında onları güçlendirdiğinizi biliyorum. Dolayısıyla sizin eleştiriniz, sanat ve kültür hayatımızın daha da zenginleşmesini sağlıyor diye konuştu. Ödül töreninde konuşan Doğan Hızlan, eleştirinin üvey evlat olduğunu ifade ederek, Üvey evlat devlet tarafından ödüllendirilince asli evlat oluyor. Devletin en üstünden ödül almak onur verici dedi. 12 Eylülde atıldım Sanat tarihi alanında ödül alan Semavi Eyice ise 12 Eylülde hiçbir gerekçe gösterilmeden Tarih Kurumundan atıldığını belirterek, Çok ödüller gördüm ama acılar da gördüm. 12 Eylülde hiçbir gerekçe gösterilmeden Tarih Kurumundan atıldım. Atıldıktan 4 yıl sonra tekrar kuruma döndüm. Çenemi tutmam gerekiyormuş rahat durmadım ve tekrar atıldım. Niye atıldığımı sorduğumda Seni tekrar aldık dediler. Tarih Kurumundan iki defa atılmak şerefine nail oldum diye konuştu. İstanbul silueti yok oluyor Eyice, eski İstanbulun kaybolduğunu da belirterek, İstanbul malesef acıklı bir duruma geliyor. Artık eski İstanbulun kaybolduğunu görüyorum. İstanbul silueti yok oluyor. Büyük eserleri Süleymaniye maket haline geliyor. 40 yıl Anıtlar Kurulunda çalışan birisi olarak bunun acısını duyuyoruz dedi. Sanat tarihi alalında ödül alan Prof. Semavi Eyicenin de muhteşem bir bilim adamı ve sanat tarihçisi olduğunu belirten Gül, Burada söyledikleri umut ediyorum ki uygulayıcılar tarafından da dikkate alınır. Özellikle İstanbul gibi bizim en büyük hazinemizin değerini daha da artıracak, onun değerini azaltmayacak şekilde hareket etme durumunda olan bütün uygulayıcılar, görevliler, herkes ümit ediyorum ki kendisinin sadece eserlerinden değil, fikirlerinden de faydalanırlar dedi. Gül, konuşmasının ardından sanat tarihi dalında Prof. Dr. Semavi Eyice, eleştiri dalında Doğan Hızlan ve geleneksel sanatlar dalında hat sanatçısı Hasan Çelebiye ödüllerini verdi. Törenin sunuculuğunu yapan tiyatrocu Kenan Işık, edebiyat dalında ödüle layık görülen ancak mazereti nedeniyle törene katılamayan Sezai Karakoça ödülünün daha sonra verileceğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eşi Hayrünnisa Gül ile birlikte ödül alanlarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Gül, yürümekte zorluk çektiği için baston kullanan Eyicenin sahneden inmesine yardım etti. Gülün, Karakoçun, ödül törenine katılmamasıyla ilgili olarak ise Sanatçıların kendilerine has tavırları olabilir değerlendirmesi yaptı. Müze protestosu olmaz Cumhurbaşkanı Gül, tören sonunda düzenlenen resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kültür ve sanat ödüllerinin verildiği bir günde farklı konular hakkında konuşmak istemediğini söyleyen Güle, bir gazeteci, O halde kültür sanatla ilgili bir şey soralım. Soykırım iddiaları nedeniyle Fransadaki ünlü Louvre Müzesinin protesto edilmesini ister misiniz? diye sordu. Gül, Bu bizi küçültür. Çocuksu bir şey olur diyerek bu fikre sıcak bakmadığını söyledi. En çok öğrenci yetiştiren hattat -Hattat Hasan Çelebi 1937de Erzurumda dünyaya gelen Hasan Çelebi, bir çok camide müezzinlik ve imamlık yaptı. 1964te Hamid Özyacıyla hat yazmaya başlayan Çelebi, birçok ünlü hattatın talebeliğini yaptı. 1976dan beri yurtiçi ve yurtdışında 50den fazla talebe yetiştirdi. Halen en çok talebe yetiştiren hat hocası olarak bilinmektedir. Birçok uluslararası hat yarışmasının jürisi olan Çelebinin eserleri yurtiçinde ve yurtdışında açılan sergilerde yer aldı. Dubai ve Kuveyt hükümetleri tarafından kendisine hat sanatına yaptığı hizmetlerden dolayı onur ödülü verilmiş, 2008 yılında Kültür Bakanlığı tarafından da Sanata Hizmet ödülüne layık görüldü. 2009 yılında Tahran da bulunan Hoşnüvisân Encümeni nin yüksek şurasına onur üyesi seçildi. Eleştirinin duayeni -Doğan Hızlan 1937 yılında İstanbulda doğdu. Pertevniyal Lisesini bitirdi. İlk yazısı 1954 yılında yayımlanan Doğan Hızlan, çeşitli dergilerin sanat sayfalarını yönetti. Ayrıca gazete ve dergilerde eleştiriler yayımladı. 1980 yılında Bayram Gömleği adlı bir çocuk hikâyeleri güldestesi hazırladı. Ercümend Behzad Lavın Bütün Eserlerini yayıma hazırladı. Son olarak İhsan Yılmaz ile birlikte Celâl Sılayın Toplu Şiirlerini Hüsran Filizleri adıyla yayımladı. Dirilişin şairi -Sezai Karakoç 1933te Diyarbakıra bağlı Erganide doğdu. İlkokulu Erganide, ortaokulu Diyarbakır ve Maraşta, liseyi Gaziantepte okudu. Lise yıllarında Necip Fazıl Kısakürekle tanıştı. Burslu okuduğu Siyasal Bilgiler Fakültesini 1955te bitirdi. 1967 yılında İslamın Dirilişi ve Yazılar adlı kitaplarından dolayı yargılandı. Büyük Doğu, Hisar, Akpınar, Dernek, Düşünen Adam, A dergilerinde deneme ve şiirler, Yeni İstanbul, Sabah ve Milli Gazetede fıkra yazıları yayımlandı. Düşün ve edebiyat dünyasının en etkin dergilerinden Dirilişi yayımladı. 1990 Diriliş Partisini kuran Karakoç, 1997de Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılışına kadar da bu partinin genel başkanlığını yürüttü. Yaşayan efsane -Prof. Dr. Semavi Eyice 1923de İstanbulda doğan Semavi Eyice, Viyana ve Berlin üniversitelerinde okudu, 1948de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümünü bitirdi ve Bizans kürsüsü açtı. 1964de profesör oldu. İstanbul tarihi, Osmanlı tarihi, Bizans tarihi uzmanıdır. 30 bin kitaptan oluşan kütüphanesinde İstanbul ve Bizans üzerine değerli eserler bulunuyor. Yurtiçi ve yurtdışında birçok bilimsel dergi ve yayınlarda makaleleri yayımlandı. 2008de Türkiye Bilimler Akademisi bilim ödülünü alan Eyice, uluslararası çevrelerde yaşayan en önemli Bizantologlardan biri ve yaşayan efsane olarak anılıyor. Haber Kaynağı: Gazete Vatan
İLGİLİ HABERLER
|